Türkiye, yılın ilk çeyreğinde doğal gaz ve petrol ithalatında çeşitliliği koruyarak enerji arz güvenliğini sağladı. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler bu çeşitliliğin önemini artırdı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre, Türkiye’nin doğal gaz ithalatı yılın ilk çeyreğinde 19,2 milyar metreküp olarak gerçekleşti. Aynı dönemde petrol ve petrol ürünleri ithalatı ise 3,32 milyon ton olarak kaydedildi.
Ocak ayında doğal gaz ithalatında ABD, %35,7’lik payla ilk sırada yer alırken, Rusya %35, Azerbaycan ise %13,4 pay aldı. Şubat ayında ABD %27,2’lik payla liderliğini sürdürürken, Mart ayında Rusya ilk sıraya yükseldi.
Petrol ve petrol ürünleri ithalatında Rusya ana tedarikçi konumunu korurken, Irak, Kazakistan ve Suudi Arabistan da önemli paylara sahip oldu. Ocak’ta Rusya toplam petrol ithalatının yaklaşık %49,7’sini karşılarken, Irak %14, Suudi Arabistan ise %9’un üzerinde pay aldı. Şubat ayında Irak ve Kazakistan’ın payı artarken, Mart’ta Rusya %49,6’lık payla ilk sırada yer aldı.
Hürmüz Boğazı’ndaki aksamaların arz güvenliği endişelerini artırdığı bir dönemde, Türkiye çeşitlendirilmiş tedarik yapısıyla doğal gaz ve ham petrol arzında önemli bir sorun yaşamadı. Ülke, bölgesel enerji akışlarında alternatif güzergah işlevi de görüyor.
Irak ve Azerbaycan petrolünün küresel piyasalara açıldığı başlıca çıkış noktalarından biri olan Ceyhan Terminali, stratejik önem taşıyor. Türkiye, büyük ölçüde deniz yoluyla petrol ithal ederken, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ve Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı ile bölgesel petrol akışlarının dünya piyasalarına ulaştırılmasında kritik bir merkez haline geliyor.
Azerbaycan petrolü, Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden Ceyhan Terminali’ne taşınarak küresel pazarlara sevk ediliyor. Bu hat, Rusya’ya bağımlılığı azaltan alternatif bir koridor olarak Kazakistan gibi üreticiler için de önem taşıyor. Yıllık 50 milyon ton kapasiteli Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı, Hazar petrolünü Rusya ve İran dışındaki güzergahlarla küresel piyasalara ulaştırıyor.
Irak petrolünü Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına taşıyan Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı da önemli bir rol üstleniyor. Mart ayında yeniden devreye alınan bu hattın günlük kapasitesi yaklaşık 1,5 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Hattın yeniden faaliyete geçmesiyle ihracatın ilk etapta günlük 170 bin, ardından 250 bin varile çıkarılması planlanıyor.
Doğal gazda Rusya, Azerbaycan ve İran’dan uluslararası boru hatlarıyla temin sağlayan Türkiye, bu alanda da merkez ülke konumunu pekiştiriyor. Rusya’dan Mavi Akım ile yıllık 16 milyar metreküp kapasiteyle gaz sağlanırken, TürkAkım hattının bir kolu Türkiye’nin iç tüketimine, diğer kolu ise Güney ve Güneydoğu Avrupa’ya gaz sevkiyatına hizmet ediyor.
Azerbaycan’dan gelen doğal gaz, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı ile Türkiye’ye taşınıyor. Bu hat, Güney Gaz Koridoru’nun ilk halkasını oluşturuyor. Türkiye’ye ulaşan gaz, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) aracılığıyla batıya iletiliyor. TANAP’ın yıllık yaklaşık 16 milyar metreküplük kapasitesinin 6 milyar metreküplük kısmı Türkiye’nin iç tüketimine ayrılırken, 10 milyar metreküplük bölümü Avrupa’ya yönlendiriliyor.
TANAP üzerinden Avrupa’ya sevkiyat, Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) üzerinden gerçekleştiriliyor. TAP, yıllık yaklaşık 10 milyar metreküp kapasiteyle çalışıyor ve teknik olarak 20 milyar metreküpe kadar artırılabiliyor. Bu hat sayesinde Azerbaycan gazı, Avrupa’nın farklı bölgelerine sevk ediliyor.
Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı da Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji işbirliğinin bir parçası olarak hizmet veriyor. Bu hatla Nahçıvan’ın doğal gaz ihtiyacının Türkiye üzerinden karşılanması hedefleniyor.
İran’dan Türkiye’ye doğal gaz akışı ise İran-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı üzerinden sağlanıyor. Yıllık 14 milyar metreküp teknik kapasiteye sahip bu hat üzerinden, Türkiye’nin İran ile yaptığı anlaşma kapsamında yıllık 9,6 milyar metreküpe kadar gaz tedariki öngörülüyor.
Reklam & İşbirliği : [email protected]