ABD Ekonomisi ve Enflasyonla Mücadelede Fed’in Yol Haritası ABD ekonomisinde “yumuşak iniş” ihtimali yatırımcıların odağında kalmaya devam ederken, enflasyonla mücadelede Fed’in yol haritasına ilişkin belirsizlikler artıyor. Ülkede açıklanan makroekonomik veriler ve bilanço sezonunda büyük şirketlerin finansal sonuçlarından alınan olumlu sinyaller, ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam ettiğini gösterirken, enflasyonun öngörülenden daha yavaş güç kaybedebileceği ihtimali öne…
ABD ekonomisinde “yumuşak iniş” ihtimali yatırımcıların odağında kalmaya devam ederken, enflasyonla mücadelede Fed’in yol haritasına ilişkin belirsizlikler artıyor. Ülkede açıklanan makroekonomik veriler ve bilanço sezonunda büyük şirketlerin finansal sonuçlarından alınan olumlu sinyaller, ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam ettiğini gösterirken, enflasyonun öngörülenden daha yavaş güç kaybedebileceği ihtimali öne çıkıyor.
ABD’deki başkanlık seçimlerinde Donald Trump ve Kamala Harris’in kritik eyaletlerde birbirine oldukça yakın oy alacağına ilişkin anket sonuçları siyasi belirsizliği artırırken, piyasalarda risk iştahının güç kaybettiği görülüyor. Bu durum, yatırımcıların en azından seçimler sonuçlanana kadar “bekle-gör” tutumunu takınabileceğini gösteriyor.
Fed’in gevşeme hızının gelecek dönemde güçlü ekonomik aktivite sebebiyle etkilenebileceği belirtilirken, enflasyon endişesi ve öngörülenden daha yavaş faiz indirme olasılığı piyasalarda fiyatlamaları zorlaştırıyor. Analistler, iş gücü piyasasının nispeten dayanıklı kalmaya devam ettiğini belirterek, Fed’in faiz politikalarının geleceği konusunda belirsizliklerin devam ettiğini vurguluyor.
IMF’nin ekim ayı raporuna göre küresel ekonomik büyümenin istikrarlı ancak zayıf kalacağı öngörülüyor. Küresel ekonomik büyüme tahmini bu yıl ve gelecek yıl için yüzde 3,2 olarak belirlenirken, IMF’nin temmuz ayındaki tahminlerinden düşük bir rakam olduğu görülüyor.
Avrupa borsalarında negatif bir seyir hakimken, makroekonomik verilerden alınan sinyaller resesyon endişelerini besliyor. Almanya ve Avro Bölgesi’nde açıklanan veriler, ekonomik aktiviteye ilişkin soru işaretlerini artırırken, Avrupa ekonomilerinde resesyon endişeleri güçlü kalmaya devam ediyor.
Asya tarafında da Çin hariç negatif bir seyir öne çıkarken, Çin ekonomisine yönelik endişelerin devam ettiği görülüyor. Güney Kore ile Kuzey arasındaki gerilimler bölgede risk algısının artmasına neden oluyor.
ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’ın Türkiye ekonomisindeki güçlü ve öngörülebilir politikaları övmesi, dolar/TL paritesindeki hareketliliği etkilerken, yurt içinde yükseliş eğilimi görüldü. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi değer kazanırken, gelecek hafta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye değerlendirmesi takip edilecek.
Özetle; ABD’de ekonomik aktivite ve enflasyonla mücadele, küresel ekonomik büyüme, Avrupa ve Asya ekonomilerindeki gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve uluslararası ilişkiler yakından takip ediliyor.
Reklam & İşbirliği : [email protected]