Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim küresel piyasaları sarstı. İran ve ABD arasındaki tansiyon yükselirken, petrol fiyatları 12 Haziran’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Enflasyon endişeleri artıyor.
Orta Doğu’daki tansiyonun yüksek seyretmesi, küresel piyasalarda enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişelerini artırıyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik saldırılarının sekizinci gününde askeri tesisleri hedef aldığını bildirdi. İran ise ABD’nin nükleer santrali vurduğunu iddia ederek saldırıyı kınadı.
Bölgedeki petrol sevkiyatının ana güzergahı olan Hürmüz Boğazı’nın savaş tehdidi altında kalması ve diğer ticaret yollarına yönelik potansiyel müdahale riskleri, petrol fiyatlarında artışa neden oldu. Petrol taşıyan tankerlerin vurulduğuna dair haberler, küresel enerji arzına ilişkin endişeleri derinleştirerek fiyatlardaki yükselişi destekledi. Çatışmaların kara harekatına dönüşebileceği beklentisi, piyasalardaki temel risk unsurlarından biri olmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile ateşkes sağlanamaması durumunda gerilimin tırmanabileceği yönünde arabulucu ülkelere mesaj ilettiği iddiaları, jeopolitik risklerin artabileceği endişelerini körükledi. Bu gelişmelerle Hürmüz Boğazı’ndan tanker geçişlerinde azalma gözlemlenirken, Brent petrolün varil fiyatı 12 Haziran’dan bu yana en yüksek seviyesi olan 88,9 dolara ulaştı.
Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon endişelerini tetiklemesi, ABD Merkez Bankası (Fed) para politikalarına yönelik beklentileri karmaşık hale getiriyor. Piyasalarda Fed’in eylül ayında politika faizini 25 baz puan artıracağına dair tahminler yüzde 70 seviyesinde fiyatlanırken, bankanın önümüzdeki 12 ayda iki faiz artışı yapabileceği öngörülüyor.
Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, yüksek enflasyonun daha büyük endişe kaynağı olduğunu belirterek, para politikası hedefleriyle ilgili bir çatışma olmadığını ifade etti. Analistler, bu hafta açıklanacak ABD sektörel Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin iş gücü piyasası ve tüketici talebi hakkında bilgi vereceğini öngörüyor.
Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,55 seviyesinde seyrederken, dolar endeksi yüzde 0,1 azalarak 100,7’ye geriledi. Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisiyle altının ons fiyatı haftaya yüzde 0,2 değer kaybıyla 4 bin 10 dolardan başladı.
Avrupa’da vadeli işlem piyasaları haftaya karışık başladı. İngiltere’de Başbakan Andy Burnham’ın yapacağı ilk konuşma, ülke ekonomisinin geleceğine dair sinyaller taşıyacak. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu haftaki para politikası kararları ve Başkan Christine Lagarde’ın açıklamaları da piyasalar tarafından yakından izlenecek. ECB’nin faizleri sabit tutması, eylül toplantısında ise faiz artırması bekleniyor.
Asya piyasalarında ise Çin ve Hong Kong borsaları alıcılı bir seyir izlerken, Güney Kore’nin Kospi endeksi negatif bir görünüm sergiledi. Yapay zeka ve teknoloji hisselerindeki düşüşler dikkati çekti. Japonya piyasaları ise Denizcilik Günü nedeniyle kapalı kaldı. Çin’de kredi faiz oranları sabit tutuldu. Gün sonunda Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,8, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,2 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,2 yükseldi.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi cuma günü yüzde 1,90 değer kaybederek 13.981,05 puandan kapandı. Dolar/TL kuru, cuma gününü 47,1580’den tamamladıktan sonra bankalararası piyasada 47,1750’den işlem görüyor. Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu
Reklam & İşbirliği : [email protected]