Dolar 15,9425
Euro 16,8458
Altın 946,14
BİST 2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Parçalı Bulutlu

Elif YILDIZ KIRATLI 2021 YILI EN İYİ EKONOMİSTİ

10.09.2021
380
A+
A-
Elif YILDIZ KIRATLI 2021 YILI EN İYİ EKONOMİSTİ

Türkiye’nin İLK VE tek kadın BLOCKCHAIN uzmanı olan Elif Yıldız Kıratlı, 1971 yılında İstanbul’da doğdu.

Şişli Terakki lisesinde okudu. İstanbul Üniversitesi, İşletme Fakultesini, Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesini, Anadolu üniversitesi Ekonometri bölümlerini bitiridi. Londra Üniversitesinde Ekonomi Doktorası yaptı.

Ekonomik gelişim ve Türkiye örneği” ( 1986-1999) adı altında yayınladığı tezi ile ekonomi doçenti unvanı aldı.


“Stochastic Finans” BLOCKCHAİN dijital Varlıklar Türkiye adlı çalışmasını tamamlayan ünlü Ekonomistin doktora çalışması uluslararsı Üniversitelerde kaynak yayın olarak okutulmaktadır.


Blockchain’ i “Herkesin program yükleyebildiği, programların kendiliğinden yürütülebildiği, her programın mevcut ve önceki durumlarının her zaman herkes tarafından görülebildiği ve üzerinde çalışan
uygulamaların kriptolojik olarak güvence altına alındığı sihirli bilgisayardır.” şeklinde tanımlayan Elif Yıldız Kıratlı, ekonomi ve blockchain teknolojisi alanda yaptığı çalışmaları ve başarıları ile tanınmaktadır.

“Kadına Şiddete hayır” temalı Uluslararsı Zirve Ödülleri organizasyonu tarafından “2021 yılı en iyi Ekonomist” seçilen Kıratlı Kadına yönelik şiddete dair yaptığı konuşma da;

“Tüm dünyada yaygın olan kadına yönelik şiddetin kaynağında sınıflı toplumların kadını baskı altında tutması vardır.

Kadınlar şiddetin farklı türlerine farklı boyutlarıyla
maruz kalmaktadır.

Daha çok bilinen fiziksel ve cinsel şiddet yanında, aşağılanan, hakarete uğrayan, yaptığı işler görmezden gelinen, ailesiyle görüşmesine izin verilmeyen, çocuklarını
görmesi engellenen, eve kapatılan, eğitim alması ya da çalışması önlenen, kazancına el konulan kadınlar da ekonomik, sözel ve psikolojik açıdan şiddete uğramaktadır.

Kadının toplumdaki
ikincil konumu, kadınları şiddetin nesnesi haline dönüştürmüştür.
Şiddetin, sadece geri kalmış ya da eğitimsiz toplumlarla ilişkilendirilmesi ya da feodalizmin kalıntısı olarak değerlendirilmesi, şiddeti var eden koşulların göz ardı edilmesi anlamına
gelir.

Her sınıftan kadının şiddete maruz kalıyor olması nedeniyle şiddeti farklı sınıftan kadınları ortaklaştıran bir mücadele başlığı olarak gören kadın hareketleri, kadın olmaktan kaynaklı
yaşanılan sorunların, sınıfsal farklılıkları ortadan kaldırmadığı gerçeğini yok sayarlar. Tarihsel olarak sömürünün, sınıf ayrımlarının varlığının bir sonucu olarak ortaya çıkan cinsiyetler
arasındaki eşitsizlik, ezen ve ezilen sınıfların kadınlarını kader ortağı yapmaz. Farklı sınıflardan kadınların çıkarları zaman zaman birbiriyle çakışsa da, uzun vadede birbirlerinden ayrışacaklardır.

Şiddetin uygulayıcısının çoğunlukla erkekler olması, şiddetin erkek doğası ile ilişkilendirilmesi yanlışına neden olmaktadır. Kadınlara uygulanan şiddetin kaynağını yalnızca erkek cinsinin biyolojik,
kültürel özellikleri ve erkek egemenliği ile açıklamak; düşmanı da erkek olarak tarif etmek hatasına düşürür. Bu hata, şiddete zemin yaratan ve şiddeti meşrulaştıran sınıflı toplum mekanizmalarının görünmez
kılınmasına yardım eder.
Kadına yönelik şiddet kadını tahakküm altına almaya yöneliktir. Boyun eğen kadın evde ve işyerinde geride durur, ses çıkarmaz, düşük ücrete ve uzun çalışma saatlerine razı olur.
Böylece kadının daha kolay yönetilir olması, hem kadın hem de erkek işçinin sömürüsünün artması anlamına gelir. Bu nedenle şiddet sonuçları itibariyle de sınıfsaldır.
Kapitalizm kadının bedenini meta olarak pazarlamak için moda, müzik, televizyon gibi araçları kullanır ve kadın bedeni sergilenir.
Kadını kendi bedenine yabancılaştıran estetik uygulamalar, güzellik ve zayıflama ürünleri ise ayrı bir pazar olarak güçlenmektedir.

Böylece kadın bedeni üzerinden kâr elde edilirken toplumsal algıda kadının aşağılanması da yeniden üretilmiş olur.
Kapitalizm bir yandan metalaştırılarak bir yandan dinci gericiliğin baskısı altında örtünmeye zorlayarak, kadın bedenini şiddetin, tacizin, tecavüzün nesnesi haline dönüştürür.” dedi

Edebiyat alanında yayınlanmış 15 şiir kitabı bulunan Elif Yıldız Kıratlı “Toplumcu-Gerçekçi” tarzıyla edebiyat çevrelerinin gündemine oturdu.
Edebiyat çevrelerince “Hem çok satan hem de öncü yenilikçi bir kalem olarak değerlendirilen Kıratlı, hem ülkemizden, hem de uluslararsı edebiyat çevrelerinden bir çok ödül aldı.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Bakırköy Elektrikçi & Şişli Elektrikçi